İyidere Lojistik Limanı inşaatına dolgu malzemesi sağlamak amacıyla Cengiz Holding tarafından işletilen taş ocağına ilişkin olarak Rize Valiliği’nce verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı açılan dava sonuçlandı. Rize İdare Mahkemesi, söz konusu işlemin hukuka uygun olmadığına hükmederek iptal kararı verdi.
Davada; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Yapı ve Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş., valilik yanında müdahil olarak yer aldı.
PROJE DOSYASINDA CİDDİ EKSİKLER
Mahkeme kararında, projeye dayanak oluşturan Proje Tanıtım Dosyası’nın (PTD) bilimsel ve teknik açıdan yetersiz olduğu vurgulandı. Dosyada, bölgenin hidrolojik ve hidrojeolojik hassasiyetinin yeterince analiz edilmediği, içme suyu kaynaklarının risk altında olduğu ve detaylı modelleme yapılmadığı belirtildi.
Ayrıca atık yönetimiyle ilgili planlamanın yüzeysel kaldığı, atık depolama alanlarının konumu ve kapasitesine ilişkin net verilerin bulunmadığı, acil durum planlarının ise yeterince ortaya konmadığı ifade edildi.
ÇAY TARIMI VE DOĞA İÇİN RİSK
Kararda, proje sahası çevresinde yer alan çay tarımı alanlarının toz emisyonları nedeniyle olumsuz etkileneceğine dikkat çekildi. Arazi ıslahı, rehabilitasyon ve doğaya yeniden kazandırma süreçlerine ilişkin somut ve uygulanabilir bir planın da dosyada yer almadığı kaydedildi.
Mahkeme, bu eksiklikler nedeniyle “ÇED Gerekli Değildir” kararının çevreyi koruyacak önlemleri içermediği ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna vardı.
“HAKLI ÇIKTIK AMA DOĞA YOK EDİLDİ”
Davacıların avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu, davanın 2021 yılında açıldığını hatırlatarak sürecin yarattığı tahribata dikkat çekti. Okumuşoğlu, “Hukuken haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı ancak beş yıl boyunca çalışmalar sürdü. Bizim korumaya çalıştığımız şahane bir vadi bu süreçte büyük ölçüde yok edildi” dedi.
Yargılama sürecinin uzunluğunu eleştiren Okumuşoğlu, Danıştay aşamalarında yaşanan bozma kararları, yapılan keşifler ve bilirkişi raporlarının süreci daha da uzattığını belirtti.
“DAVAYI KAZANDIK AMA ÜZGÜNÜZ”
Kararın benzer projeler açısından emsal olabileceğini söyleyen Okumuşoğlu, “Keşke bu karar çok daha önce verilebilseydi. Bu aşamadan sonra müvekkillerimiz açısından kararın pratikte sınırlı bir anlamı var. Çevre davalarında hızlı yargılama hayati önem taşıyor. Aksi hâlde dava kazanılsa bile doğa geri gelmiyor” ifadelerini kullandı.
Eskencidere Vadisi’ndeki taş ocağı projesi, başladığı günden bu yana bölge halkının tepkisini çekmiş; vadide protestolar düzenlenmiş, bazı eylemler jandarma müdahaleleriyle gündeme gelmişti.
