Emeklilik sistemi dinamik bir süreç ve EYT sonrası umutlar tükenmiş değil. Özellikle 1999’dan sonra iş hayatına atılanlar için farklı senaryolar konuşuluyor. Masada öne çıkan formüllerin başında kademeli geçiş ve kısmi emeklilik var. Ancak burada belirleyici olan tek bir kural var: Doğru planlama.
SİGORTA GİRİŞ TARİHİ ‘MİLAT’ SAYILIYOR
Emeklilik hesabında her şey o ilk işe giriş tarihine bakıyor. Milyonları ilgilendiren detaylar paylaşıldı…
Her iki dönemin yaş ve prim şartları birbirinden ayrılıyor. Bu yüzden “tek tip” bir emeklilik hayali kurmak zor. Vatandaşın kendi giriş tarihine göre şahsi planını yapması gerekiyor.
E-DEVLET UYARISI: SON DAKİKAYA BIRAKMAYIN
Uzmanların çalışanlara net bir uyarısı var: “Hesabınızı emeklilik günü gelmeden yapın.” Hizmet dökümlerini e-Devlet üzerinden düzenli kontrol etmek hayati önem taşıyor.
Erken fark edilen eksik prim günleri, kişiye büyük avantaj sağlıyor. İsteğe bağlı sigorta gibi yöntemlerle bu gedikler kapatılabiliyor. Aksi takdirde son gün yaşanan “eksik gün” sürprizi, süreci zora sokabiliyor.
5400 GÜN: KESİNTİLİ ÇALIŞANIN ‘GÜVENCESİ’
Kısmi emeklilik, tam emekliliği yakalayamayanlar için bir “B planı” olarak sistemin merkezinde duruyor. Yaş şartı biraz daha ileriye gitse de bu hak baki kalıyor.
Özellikle çalışma hayatında boşluklar olan, düzenli prim ödeyemeyenler için 5400 gün kuralı adeta bir can simidi. Doğru adımları atanlar için bu sistem, emeklilik kapısını açık tutmaya devam ediyor.
